Alışınca Hiç Giymiyorsun – İç Çamaşırının Tarihi

İç çamaşırı temel olarak ter, idrar, kan ve çeşitli diğer beden sıvılarını tutması için giyilen bir iç giysidir.[1] Sütyen kadın göğüsleri için destek sağlarken, erkek külotları da aynı işlevi genital bölge için gösterir. Çeşitli sportif faaliyetler için kadın ve erkekler bu bölgeleri özellikle koruyan iç çamaşırları giyebilir.

Soğuk iklimlerde sıcak bir katman yaratmak için kullanılabileceği gibi muhafazakar giyimde bazı bölgeleri kapatmak için de kullanılabilmektedir. Musevilikte gömlek altına genelde “küçük talit” denilen bir iç giysi giyilir. Mormonlar tapınağın öğretilerini anımsamak için özel iç çamaşırları giyerler.[2] Sikhler boxer benzeri geleneksel kısa pantolon görünümünde iç çamaşırları giyerken, zerdüştler “sudre” denen ve bele bağlanan fanila benzeri bir giysi kullanır. Tersi şekilde bazı kimseler bu giysiyi yenilebilir fantezi giysileri olarak edinebilmektedir.

Reklamlar

İç çamaşırının en basit formu peştemaldir ve büyük olasılıkla insanların ilk iç çamaşırıdır. Sıcak iklimlerde genelde giyilen tek giysi olmuştur. Üç ana şekilde göze çarpmaktadır: en temel formu, uzun bir parça malzemenin bacaklar arasından geçirilip bele dolanmasıdır. Arkeologlar bu tür giysileri 7.000 yıl önceye tarihlemektedir.[3] Havaililerin “malo” giysilerinde ve birkaç Japon “fundoshi” parçasında bu stil görülmektedir. Diğer bir şekil üçgen olarak kullanılan peştemaldir. Üçgen kumaş parçası ilmek ve iplikler sarkıtarak bacakları ve genital bölgeyi örter. Tutankamon’un mezarında bu şekilde pek çok keten giysi bulunmuştur. Üçüncü kullanım şekli ise daha etek benzeridir ve bu kullanımda bez parçası, kalçalara birkaç kez sarılarak en sonunda belden bağlanır.

Erkeklerin Antik Yunan ve Roma’da peştemal giydiği söylenir, ancak Yunan kadınlarının iç çamaşırı giyip giymediği net değildir. Kölelerin peştemal giydiği düşünülmektedir. Günümüzde de peştemal hala dünyanın çeşitli yerlerinde (birçok Asya ve tropikal ada toplumunda geleneksel bir formda) giyilmektedir.

Bazı kimseler iç çamaşırını yenilebilir fantezi giysileri olarak edinebilmektedir.

Orta Çağ’da batılı erkekler daha dar bir kalıba sahip iç çamaşırı giymeye başladı. Peştemal, pantolonvari bir tarza büründü. Bacak kısmı baldırların yarısına kadardı. Korseler de bu dönemde giyilmeye başlanmıştır. Bu ilk korseler ince belli, Viktoryan korseler değillerdi. Bir şekil vermekten ziyade düzleştirme görevi görmekteydiler. Bazı makine benzeri düzeneklerin keşfiyle pamuklu kumaşlar kitlesel üretime kavuşunca, insanlar iç çamaşırlarını evde yapmak yerine satın almaya başladılar.

İlk iç çamaşırı reklamı 1910’larda ortaya çıktı. İlk başlarda ön planda olan şey dayanıklılık ve rahatlıktı. Modasının doruklarına ise 70 ve 80’lerde ulaştı. Rahatlık ve dayanıklılık geri plana atılarak seksapel ön plana çıkarıldı. Onlarca yıldır egzotik dansçılar tarafından giyiliyor olsa da g-string ilk olarak Güney Amerika’da, 1980’lerde moda oldu. Aslında bir mayo olarak ortaya çıkarılmasına rağmen 1990’larda batı dünyasında, tangayla birlikte çok popüleleşti. Günümüzde tangalar yalnızca kadınlar tarafından değil, erkekler tarafından da en çok satın alınan iç çamaşırlarındandır.

Kaynakça:
1. Megan Voelkel (2000), Germ Warfare.
2. The Church of Jesus Christ of Latter-day Saints.
3. Independent.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.